Antrenmanın Koordinasyon Parkuruna Katkısı

Antrenmanın koordinasyona katkısına bakmadan önce ilk başta antrenman nedir ? Kavramına göz atmak gerekir. Antrenman: Organizmayı ruhen ve bedenen belli şiddet ve süreler eşiğinde düzenli olarak uyarılma süreci olarak tanımlayabiliriz. Antrenman yaparken özellikle hangi özelliğe yönelik antrenman yapacağımızı belirlemekte fayda vardır. Antrenman yaparken Kuvvet, Dayanıklılık, Sürat, Koordinasyon  gibi bir çok geliştirebileceğimiz motorik özelliklerimiz vardır. Bu yazımda sizlerle antrenmanın özellikle koordinasyon parkuruna katkısı üzerinde duracağım.

Koordinasyon özellikle iskelet kas sistemi ile merkezi sinir sistemi arasındaki uyumu göstermektedir. Biz iskelet sistemimizdeki kas sistemimizi ne kadar sinir sistemimiz ile bağlantılı ve koordineli çalıştırırsak o kadar koordinasyon yeteneğimiz yüksek olur. Peki bu koordinasyon yeteneğimizi nasıl geliştirmeliyiz. Koordinasyon yeteneğimizi geliştirmek için ilk başta iskelet kas sistemimizi antrene etmek zorundayız. Peki bunun için hangi egzersizler yapılır,  şimdi birazda bunlara göz atalım…

Bir kişiyi özelliklede spor akademisi, besyo dediğimiz sınavlara hazırlanırken koordinasyon parkuru bu tarz özel yetenek sınavlarında oldukça büyük bir öneme sahiptir. Koordinasyon parkuruna hazır olabilmek için ilk başta dolaşım sistemimizi hazır hale getirmemiz gerekmektedir. Bunun için haftanın 3 günün günde 1 saat olacak şekilde aerobik temelli bir antrenman  metodu oluşturmakta fayda vardır. Aerobik temelli antrenmanların şiddeti düşük kapsamı yüksek şekilde olmalıdır. Bu antrenmanlardaki amaç fizyolojik olarak mitokondri çapını büyüterek bununla paralel şekilde kalp debisini arttırmak bir dakikada merkeze gönderilen kan miktarını arttırmak kalbin sol duvarı dediğimiz sol ventriküler kitlenin hacmini arttırmak ve kalbi hipertrofiye uğratarak dinlenik durumdaki kalp atım sayısını düşürmek amaçlanmaktadır. Mitokondri gelişirse kalp gelişir kalbin gelişmesi kaslara gönderilen oksijen ve kan miktarını arttırır aynı zamanda antrenman yaparken aerobik ve anaerobik enzim aktivitelerinin gelişmesine yol açar. Aerobik temel bu anlamda çok önemlidir . Sporcu ortalama 4-6 hafta arasında bir aerobik temele fizyolojik olarak uyum sağlar ve kalp dolaşım sistemi, solunum sistemi koordinasyon parkuruna özellikle hazır hale gelir.

Tabi koordinasyon parkuru için sadece aerobik temellik antrenmanlar yeterli değildir. Özellikle spor akademisi , besyo, spor bilimleri fakültelerine hazırlanan  öğrencilerin koordinasyon parkurlarında hızlı olmaları için farklı antrenman  metotları da uygulaması gerekmektedir. Aerobik bir temel kazanıldıktan sonra anerobik yani oksijensiz ortamda besin olarak karbonhidratları parçaladığımız bir antrenman metodu yapmamız gereklidir. Bu antrenman  metodunda ise aerobik antrenmanın tersine şiddeti yüksek ve kapsamı az olan antrenman  metodu uygulanmaktadır. Anerobik antrenmanların faydalarına geldiğimizde ise yüksek şiddette yapılan antrenmanlara kaslarımızın laktik aside toleransını arttırmak anaerobik enzim aktivitelerini arttırmak laktik asidi tamponlama sistemimizi geliştirmek laktat dehidrogenaz gibi enzimlerin aktivitesini geliştirmek ve patlayıcı güç dediğimiz ani bir şekilde hızlanma ve hızlı olmak olarak tabir ettiğimiz özellikleri kazanmamıza yol açar.

Bir diğer özelliğe gelirsek koordinasyon  parkurlarında özellikle slalomlar arası geçme bir ağırlığı bir yerden başka bir yere taşıma çeviklik gibi vücut ağırlığını ve bununla beraber bir ağırlığı hızlı bir şekilde başka bir yere taşımamız bize Çabuk Kuvvet dediğimiz bir kavramı ortaya çıkarıyor.

 Çabuk Kuvvet özellikle koordinasyon parkurlarında çok büyük bir öneme sahiptir. Spor Akademisi , besyo ve spor bilimleri fakültelerine hazırlana kişilerin çabuk kuvvet antrenmanları yapmaları gerekmektedir. Ama çabuk kuvvet antrenmanlarına başlamadan önce genel kuvvet daha sonra maksimal kuvvet daha sonrada çabuk kuvvet antrenmanı yapmalıyız. Antrenmanları planlarken antrenörlerin ve kondisyonerlerin bu periyotlara dikkat etmesinde fayda vardır bunlara dikkat edilmezse verim düşük olur ve başarısızlığa yol açabilir. Bir başka özellik ise sürat yani kabaca tabir edersek sprint, hızlı koşma olarak tanımlayabiliriz. Sürat özelliğini geliştirmek için az önce bahsettiğim özelliklerin mutlaka geliştirilmesi gerekir bir kişiye az önce saydığım özellikleri vermeden sürat antrenmanı yaptırmak kişiye hiç bir faydası olmayacağı gibi sakatlıklara da yol açma oranı oldukça yüksektir.

Antrenmanlar özellikle koordinasyon parkuruna etkisi oldukça fazladır. Spor akademisi, besyo ve spor bilimleri fakültelerine hazırlanan öğrenci adayları koordinasyon parkurlarına hazırlanırken mutlaka bu tarz motorik özelliklerini geliştirmesi gerekir. Spor akademisi , besyo ve spor bilimleri fakültelerine hazırlayan antrenörün özellikle antrenman konusunda antrenman bilimi konusunda egzersiz fizyolojisi konusunda bilgili olması gerekmektedir. Eğer ezbere bir antrenman yaptırılsa kişinin 1 senesi gitmekte ve boşa kürek çekme dediğimiz bir tabir ortaya çıkmaktadır.

Son olarak olayı özetlersek spor akademisi, besyo ve spor bilimleri fakültelerinin özel yetenek parkurlarında iyi bir derece almak istiyorsak iyi bir kalp dolaşım sistemi aerobik güç, iyi bir anerobik güç, iyi bir maksimum oksijen kapasitesi, çabuk kuvvet özelliğ,i çeviklik ve sürat gibi motorik özelliklerin profesyonel bir şekilde alanında uzman hoca eşliğinde antrene edilmesi şarttır. Eğer bu özellikler geliştirilmez ise koordinasyon parkurlarında iyi bir derece almak oldukça zordur ve hayaldir. Bundan dolayı özellikle spor akademisi , besyo ve spor bilimleri fakültelerine hazırlanan öğrencilerin alanında uzman kişilerle profesyonel bir ekiple hazırlanmaları geleceklerini kurtarma adına iyi bir karar olsa gerek diye düşünüyorum. Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle sağlıcakla kalın ….

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir